İş Bankası 1000 kişi alacak
İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, geçen yıl 2 bin 500 kişiyi işe aldıklarını anlatan Özince, bu yıl problem olmazsa bin kişiyi işe alacaklarını kaydetti.
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, İş Bankası’nın 2009 yılı finansal sonuçlarına ilişkin olağan genel kurulu öncesinde bir basın toplantısı düzenledi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ersin Özince, İş Bankası’nın son 10 yılda aktiflerini yaklaşık 23 kat büyüttüğünü, enflasyondan arındırıldığında 10 yılda 4 kat büyümenin söz konusu olduğunu, bu dönemde kredilerin 27 kat büyüdüğünü, mevduat artışının ise 22 kat olduğunu bildirdi.
Geçen yıl 2 bin 500 kişiyi işe aldıklarını anlatan Özince, bu yıl problem olmazsa bin kişiyi işe alacaklarını kaydetti.
Özince, sektörün geçen seneye şube kapatmalarla başladığını, İş Bankası’nın ise şube açtığını vurgulayarak, “Çok da olumlu sonuçlarını gördük. Yaptığımız yatırımların, adımların karşılığını olumlu olarak alıyoruz” dedi.
Özince, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) bankaların tahvil ihracına izin vermemesi konusuyla ilgili sorular üzerine, sektörün iyi yönetildiğini, bir anlık politikalarla beğenerek veya beğenmeyerek otoriteyi ve devleti değerlendirmenin usul olmadığını söyledi.
Tahvil konusu...
İş Bankası Genel Müdürü Özince, şöyle devam etti:
"Krediler yüzde 2 arttı. Bizde para var. Ama Sayın Başkanın (BDDK Başkanı Tevfik) dediği gibi ucuza kredi de vermem. Veremeyiz. Verirsek faydası olmaz. Hiç kimseye faydası olmaz. İşçisine de faydası olmaz. Verirsen seneye de bin kişiyi kapıya koyarsın. Koymak zorunda kalırsın. Tahvil ihracı konusunu şöyle değerlendirmek doğru olur; tahvil ihracına çıktığınızda Türkiye Cumhuriyeti devletinden Hazine’den bu piyasayı hakikaten söküp almak mevzubahis mi, böyle bir şey kolay mı? Yüzde 100’ü devlet tarafından kullanılan piyasada sanki herkes ’bankalar gelsin tahvil ihraç etsin, alalım’ diye düşünüyor. Unutmayınız ki Türkiye Cumhuriyeti bankaları devletiyle faiz rekabetine girişecektir. Ondan yüksek faiz vermesi gerekecek. Oradan aldığı parayı ne yapacaktır? BDDK bunu tabii ki düşünecektir. BDDK, çok güzel sınav verdiği için çok polemik olmasını arzu etmiyorum."
‘BASEL MÜDÜRLERİN YETKİSİNİ SINIRLAYACAK’
İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, “2010’da banka genel müdürleri koltuklarında daha rahat mı oturacak?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Bankaları artık genel müdürleri idare etmiyor desem iyi olur. Çok ciddi organ gelişmeleri var bankacılıkta. Basel II, eğer ilerletilirse en önemli gelişme de o yönde olacak. Bankalarda daha çeşitli kurumsal yapılanma gündeme gelecek. Artık birçok yönetim kurulu ve icra organı ayrı ayrı sorumlu olacak. Banka genel müdürlüğü çok daha formel yapı alıyor. Banka yöneticiliği çok daha kurallaştırılmış esaslara oturuyor. Öyle tecrübeyle yapılan iş olmaktan giderek çıkıyor."
12 Mayıs 2010 Çarşamba
İşte geleceğin en gözde 50 mesleği
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, ABD'de yapılan araştırmalarda 5 kategoride belirlenen 50 meslek sahiplerinin iyi ücret ve olanaklarla krizde de çalışmalarını sürdürdüklerinin belirlendiğini söyledi.
ABD'de yapılan araştırmalarda 2010'daki en iyi 50 işin belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, şöyle konuştu:
"Sadece ABD'de son ekonomik krizde 15,4 milyon kişinin işsiz kaldığı biliniyor. 5 kategoride belirlenen 50 meslek sahiplerinin iyi ücret ve olanaklarla krizde de çalışmalarını sürdürdükleri belirlendi.
Bu meslekler, ekonomik durgunluk ve krizlerde de çalışanlara adeta emin limanlar oldu. En iyi ücret, maaş ve olanakların olduğu işler beş kategoriye ayrıldı. Bunlar bilim ve teknoloji, sağlık hizmetleri, eğitim, iş ve finans ile yaratıcılık ve hizmet sektörleri."
BİLİM ve TEKNOLOJİ
Prof. Dr. Kaya, tüketicilerin günlük yaşamlarının her alanında teknolojinin kritik rol oynadığını belirterek, bilgisayar yazılım mühendislerinin insan hayatını kolaylaştırırken, bilgisayar sistem analistlerinin de firmaların teknoloji verimliliğini artırma yolunda çalışmalar yaptığını bildirdi.
Bugünün hızla gelişen kariyerlerinde çevre ve tıp bilimlerinin bilgi teknolojileriyle birçok alanda kesiştiğine işaret eden Prof. Dr. Kaya, şunları söyledi:
"Biomedikal mühendisler, mühendislik bilimlerini insan vücudu ve tıbbi bakım problemlerine uygulamaktadır. Meterologistler ve hidrojeologistler dünyadaki su ve havayı çok kompleks teknolojiler kullanarak izlemektedirler. Bu alanda en popüler olacak meslekler, bilgisayar yazılım mühendisliği, bilgisayar sistem analistleri, bilgisayar ağ, şebeke mimarları, biyomedikal mühendisler, çevre bilim teknisyenleri, hidrojeologistler, çevre mühendislik teknisyenliği, inşaat mühendisliği ve meterologistler olarak saptandı."
SAĞLIK HİZMETLERİ
Sağlık hizmetlerindeki büyüme hızının durdurulamadığını anlatan Prof. Dr. Kaya, röntgen teknisyenliği, veterinerlik, laboratuvar teknisyenliği, fiziksel terapist, fizyoterapist, iş terapistliği, hemşire, doktor asistanlığı, hasta bakıcılık, optometrist, fiziksel terapi asistanlığı,d iş hijyenciliği ve okul psikologu gibi alanların gelecek vaat ettiğinin saptandığını bildirdi.
EĞİTİM ve HİZMET SEKTÖRÜ
Çalışırken okumak isteyenlerin sosyal hizmetler alanında kariyer yapmayı tercih edebileceklerini anlatan Prof. Dr. Kaya, "Sekreterlik, toplum hizmetleri, toplumu yönlendirme hizmetlerinde çalışılabilir. Eğitim sektörünün okul öncesi, ilk öğretim, orta öğretim ve lise düzeyinde özel eğitim, özürlü eğitimi öğretmelerine ihtiyacın çok olduğu biliniyor" diye konuştu.
İŞ ve FİNANS
Prof. Dr. Kaya, tüketicilerin emeklilikleri, şirketlerin de yatırım analizleri için mali tavsiyeler aradığını belirterek, şunları kaydetti:
"Finans analistleri için gelecek parlak görünüyor. Para, kredi vericiler için de gelecek ekonomik krizlere rağmen iyi görünüyor. İş dünyası iş geliştirme ve girişimcilik üzerine eğitimli uzmanları işe almaktadır. Şirketler toplum imajını artırmak için halkla ilişkiler uzmanları istihdam etmektedir. Bu alanda sigorta ve eğitim uzmanları, finansal danışman, finansal analist, pazar araştırma analisti, muhasebeci, maliyet hesaplayıcıları, toplantı planlayıcıları ve lojistik uzmanlar görev alabiliyor."
YARATICILIK VE HİZMET SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Kaya, masa başı işlerden hoşlanmayan yaratıcı kişiler için gelecek vaat ettiği belirlenen meslekleri şöyle sıraladı:
"Ticari pilotluk, teknik yazarlık, cenaze direktörlüğü, emniyet sistemleri kuruculuğu, peyzaj mimarlığı, tesisatçılık, Film ve video editörlüğü, multimedya artistliği, oyun yöneticiliği, kayyumluk."
ABD'de yapılan araştırmalarda 2010'daki en iyi 50 işin belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, şöyle konuştu:
"Sadece ABD'de son ekonomik krizde 15,4 milyon kişinin işsiz kaldığı biliniyor. 5 kategoride belirlenen 50 meslek sahiplerinin iyi ücret ve olanaklarla krizde de çalışmalarını sürdürdükleri belirlendi.
Bu meslekler, ekonomik durgunluk ve krizlerde de çalışanlara adeta emin limanlar oldu. En iyi ücret, maaş ve olanakların olduğu işler beş kategoriye ayrıldı. Bunlar bilim ve teknoloji, sağlık hizmetleri, eğitim, iş ve finans ile yaratıcılık ve hizmet sektörleri."
BİLİM ve TEKNOLOJİ
Prof. Dr. Kaya, tüketicilerin günlük yaşamlarının her alanında teknolojinin kritik rol oynadığını belirterek, bilgisayar yazılım mühendislerinin insan hayatını kolaylaştırırken, bilgisayar sistem analistlerinin de firmaların teknoloji verimliliğini artırma yolunda çalışmalar yaptığını bildirdi.
Bugünün hızla gelişen kariyerlerinde çevre ve tıp bilimlerinin bilgi teknolojileriyle birçok alanda kesiştiğine işaret eden Prof. Dr. Kaya, şunları söyledi:
"Biomedikal mühendisler, mühendislik bilimlerini insan vücudu ve tıbbi bakım problemlerine uygulamaktadır. Meterologistler ve hidrojeologistler dünyadaki su ve havayı çok kompleks teknolojiler kullanarak izlemektedirler. Bu alanda en popüler olacak meslekler, bilgisayar yazılım mühendisliği, bilgisayar sistem analistleri, bilgisayar ağ, şebeke mimarları, biyomedikal mühendisler, çevre bilim teknisyenleri, hidrojeologistler, çevre mühendislik teknisyenliği, inşaat mühendisliği ve meterologistler olarak saptandı."
SAĞLIK HİZMETLERİ
Sağlık hizmetlerindeki büyüme hızının durdurulamadığını anlatan Prof. Dr. Kaya, röntgen teknisyenliği, veterinerlik, laboratuvar teknisyenliği, fiziksel terapist, fizyoterapist, iş terapistliği, hemşire, doktor asistanlığı, hasta bakıcılık, optometrist, fiziksel terapi asistanlığı,d iş hijyenciliği ve okul psikologu gibi alanların gelecek vaat ettiğinin saptandığını bildirdi.
EĞİTİM ve HİZMET SEKTÖRÜ
Çalışırken okumak isteyenlerin sosyal hizmetler alanında kariyer yapmayı tercih edebileceklerini anlatan Prof. Dr. Kaya, "Sekreterlik, toplum hizmetleri, toplumu yönlendirme hizmetlerinde çalışılabilir. Eğitim sektörünün okul öncesi, ilk öğretim, orta öğretim ve lise düzeyinde özel eğitim, özürlü eğitimi öğretmelerine ihtiyacın çok olduğu biliniyor" diye konuştu.
İŞ ve FİNANS
Prof. Dr. Kaya, tüketicilerin emeklilikleri, şirketlerin de yatırım analizleri için mali tavsiyeler aradığını belirterek, şunları kaydetti:
"Finans analistleri için gelecek parlak görünüyor. Para, kredi vericiler için de gelecek ekonomik krizlere rağmen iyi görünüyor. İş dünyası iş geliştirme ve girişimcilik üzerine eğitimli uzmanları işe almaktadır. Şirketler toplum imajını artırmak için halkla ilişkiler uzmanları istihdam etmektedir. Bu alanda sigorta ve eğitim uzmanları, finansal danışman, finansal analist, pazar araştırma analisti, muhasebeci, maliyet hesaplayıcıları, toplantı planlayıcıları ve lojistik uzmanlar görev alabiliyor."
YARATICILIK VE HİZMET SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Kaya, masa başı işlerden hoşlanmayan yaratıcı kişiler için gelecek vaat ettiği belirlenen meslekleri şöyle sıraladı:
"Ticari pilotluk, teknik yazarlık, cenaze direktörlüğü, emniyet sistemleri kuruculuğu, peyzaj mimarlığı, tesisatçılık, Film ve video editörlüğü, multimedya artistliği, oyun yöneticiliği, kayyumluk."
Hangi Mesleklerin Geleceği Karanlık..?
Gelişen teknoloji günlük yaşam ve ekonomide büyük değişim yaşanırken, bu durum bazı mesleklerdeki personel ihtiyacının azalmasını da beraberinde getiriyor.
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir raporda, 2018 yılına kadar ekonomideki bu gidişten en olumsuz etkilenecek meslekler sıralandı.
Raporda, Yaprak Dökümü yaşanacak bu sektörlerdeki en yoğun iş kaybının ise önümüzdeki bir kaç sene içinde ortaya çıkacağı tahmininde bulunuldu.
Gelişen teknolojiyle birlikte günlük yaşam ve ekonomide büyük değişim yaşanırken, bu durum bazı mesleklerdeki personel ihtiyacının azalmasını da birlikte getiriyor.
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir raporda, 2018 yılına kadar ekonomideki bu gidişten en olumsuz etkilenecek meslekler sıralandı.
Raporda, yaprak dökümü yaşanacak bu sektörlerdeki en yoğun iş kaybının ise önümüzdeki bir kaç sene içinde ortaya çıkacağı tahmininde bulunuldu.
Büyük Alışveriş Mağazaları
Çip ve Diğer Elektronik Parça Üretimi
Motorlu Araçlar Parça Üretimi
Posta Teşkilatı
Basım ve Yan Sanayi Faaliyetleri
Konfeksiyon Üretimi
Madencilik Destek Faaliyetleri
Akaryakıt İstasyonları
Kablolu Telekomünikasyon Faaliyetleri
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir raporda, 2018 yılına kadar ekonomideki bu gidişten en olumsuz etkilenecek meslekler sıralandı.
Raporda, Yaprak Dökümü yaşanacak bu sektörlerdeki en yoğun iş kaybının ise önümüzdeki bir kaç sene içinde ortaya çıkacağı tahmininde bulunuldu.
Gelişen teknolojiyle birlikte günlük yaşam ve ekonomide büyük değişim yaşanırken, bu durum bazı mesleklerdeki personel ihtiyacının azalmasını da birlikte getiriyor.
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir raporda, 2018 yılına kadar ekonomideki bu gidişten en olumsuz etkilenecek meslekler sıralandı.
Raporda, yaprak dökümü yaşanacak bu sektörlerdeki en yoğun iş kaybının ise önümüzdeki bir kaç sene içinde ortaya çıkacağı tahmininde bulunuldu.
Büyük Alışveriş Mağazaları
Çip ve Diğer Elektronik Parça Üretimi
Motorlu Araçlar Parça Üretimi
Posta Teşkilatı
Basım ve Yan Sanayi Faaliyetleri
Konfeksiyon Üretimi
Madencilik Destek Faaliyetleri
Akaryakıt İstasyonları
Kablolu Telekomünikasyon Faaliyetleri
24 Şubat 2010 Çarşamba
Halkbank 2 Bin Eleman İşe Alacak!
Halkbank 2 bin kişi alacak
Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, bankanın 2010’da 30’u İstanbul’da olmak üzere 60 yeni şube açacağını, bu şubelerde istihdam edilmek üzere 2 bin kişinin işe alınacağını, 800 kişinin ise emekliye ayrılacağını açıkladı.
2009 yıl sonu finansal sonuçları ve 2010 yılı hedeflerinin açıklandığı basın toplantısında konuşan Aydın, krizde risk iştahını kaybetmediklerini, bankacılık sektöründe 2009’da kullandırılan nakdi kredilerin yüzde 6.9 artarken, Halkbank’ın sektör performansının yaklaşık dört katını gerçekleştirerek yüzde 25.6 artış sağladığını, kullandırılan kredilerin de etkisi ile 2009 yılı sonunda bankanın, net karını bir önceki yıla göre yüzde 60.2 artırarak 1 milyar 631 milyon TL’ye ulaştığını açıkladı.
Halkbankası’nın kredi büyümesinin, 2009'da en yüksek seviyeye ulaştığını ve sektördeki nakit kredi artışının yüzde 26.3'ünü Halkbank’ın tek başına yaptığının altını çizen Aydın, 2008 yılı sonunda toplam kredilerde yüzde 6.7 olan paylarını, 2009’un sonunda yüzde 8.1'e ve bireysel kredilerde yüzde 4.8 olan pazar payını yüzde 5.8'e yükselttiklerini bildirdi. Bankanın 2008 yılı sonunda nakdi kredilerin toplam aktifler içinde yüzde 50.6 olan payının 2009’da yüzde 53.5’e çıktığın belirten Aydın, mevduatın krediye dönüşüm oranının ise yüzde 64.2’den 2009’da yüzde 73.9’a yükseldiğini açıkladı.
Bankanın karlılığını 2010 yılında da sürdüreceğini belirten Aydın, bankanın bu yıl 30’u İstanbul’da olmak üzere 60 yeni şube açacağını, şubelerin açılması ile birlikte 2010’da 2 bin kişiyi işe alacaklarını söyledi.
Halkbankası’nın 2010 yılında sahip oldukları gayrımenkulleri değerlendirmek için bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı şirketi kuracağını açıklayan Aydın, ayrıca özellikle Balkan ülkeleri başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelerde etkinliklerini artırmak için fırsatları değerlendireceklerini söyledi.
"FARKIMIZI GÖSTERMEK İSTEDİK"
Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aydın, bankanın neden kredilere yüklendiğine ilişkin bir soru üzerine, “Biliyorsunuz zaman zaman edinimler nedeni ile ciddi eleştirilerle karşı karşıya kalınır. Bankalar için ‘yağmurlu havada şemsiyeyi kapatırlar’ diyorlar. Biz farklı olduğumuz göstermek istedik. Sektör genelindeki eleştirileri hak etmedik diyoruz. Güzel şeyler yaptığımız gösterdik. Bunu da kamuoyunun beğenisine sunuyoruz. Bankaların asli görevi kredi vermek. Biz, aktiflerin kredilerden yana kullanıldığının bilinmesini istedik” yanıtını verdi.
Halkbank’ın genç kuşağın gözde kurumlarından biri haline geldiğini belirten Aydın, Halkbank’ın açtığı sınavlara ciddi bir katılım olduğunu belirterek, geçen yıl 150 bin kişinin sınava katıldığını söyledi. Halkbankası’ndan emeklilik hakkı kazanmış kişi sayısının yaklaşık 2 bin 600 olduğunu belirten Aydın, “Bir arkadaşımızı emekliliği kazanmış diye sistem dışına çıkarmak kurumları sıkıntıya çıkar. O nedenle bu yıl 800 kişinin gönüllü emekli olacağını düşünüyoruz. Her yıl yaklaşık 800-900 arkadaşımız emekli oluyor” dedi.
Halkbank’ın Balkan ülkelerinde yeni bir banka alıp almayacağı yönündeki bir başka soruya Aydın, “Biz halka açık bir bankayız. Şunu söyleyebilirim bu konuda ciddi danışman firmalara işi verdik. Çalışıyorlar. Sonuçların eli kulağında. Bazı yasal zorunlulukları yapılması ve resmileşmesi gerektiği için kamuoyu ile ancak bu kadarını paylaşıyoruz” yanıtını
mynet.com
Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, bankanın 2010’da 30’u İstanbul’da olmak üzere 60 yeni şube açacağını, bu şubelerde istihdam edilmek üzere 2 bin kişinin işe alınacağını, 800 kişinin ise emekliye ayrılacağını açıkladı.
2009 yıl sonu finansal sonuçları ve 2010 yılı hedeflerinin açıklandığı basın toplantısında konuşan Aydın, krizde risk iştahını kaybetmediklerini, bankacılık sektöründe 2009’da kullandırılan nakdi kredilerin yüzde 6.9 artarken, Halkbank’ın sektör performansının yaklaşık dört katını gerçekleştirerek yüzde 25.6 artış sağladığını, kullandırılan kredilerin de etkisi ile 2009 yılı sonunda bankanın, net karını bir önceki yıla göre yüzde 60.2 artırarak 1 milyar 631 milyon TL’ye ulaştığını açıkladı.
Halkbankası’nın kredi büyümesinin, 2009'da en yüksek seviyeye ulaştığını ve sektördeki nakit kredi artışının yüzde 26.3'ünü Halkbank’ın tek başına yaptığının altını çizen Aydın, 2008 yılı sonunda toplam kredilerde yüzde 6.7 olan paylarını, 2009’un sonunda yüzde 8.1'e ve bireysel kredilerde yüzde 4.8 olan pazar payını yüzde 5.8'e yükselttiklerini bildirdi. Bankanın 2008 yılı sonunda nakdi kredilerin toplam aktifler içinde yüzde 50.6 olan payının 2009’da yüzde 53.5’e çıktığın belirten Aydın, mevduatın krediye dönüşüm oranının ise yüzde 64.2’den 2009’da yüzde 73.9’a yükseldiğini açıkladı.
Bankanın karlılığını 2010 yılında da sürdüreceğini belirten Aydın, bankanın bu yıl 30’u İstanbul’da olmak üzere 60 yeni şube açacağını, şubelerin açılması ile birlikte 2010’da 2 bin kişiyi işe alacaklarını söyledi.
Halkbankası’nın 2010 yılında sahip oldukları gayrımenkulleri değerlendirmek için bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı şirketi kuracağını açıklayan Aydın, ayrıca özellikle Balkan ülkeleri başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelerde etkinliklerini artırmak için fırsatları değerlendireceklerini söyledi.
"FARKIMIZI GÖSTERMEK İSTEDİK"
Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aydın, bankanın neden kredilere yüklendiğine ilişkin bir soru üzerine, “Biliyorsunuz zaman zaman edinimler nedeni ile ciddi eleştirilerle karşı karşıya kalınır. Bankalar için ‘yağmurlu havada şemsiyeyi kapatırlar’ diyorlar. Biz farklı olduğumuz göstermek istedik. Sektör genelindeki eleştirileri hak etmedik diyoruz. Güzel şeyler yaptığımız gösterdik. Bunu da kamuoyunun beğenisine sunuyoruz. Bankaların asli görevi kredi vermek. Biz, aktiflerin kredilerden yana kullanıldığının bilinmesini istedik” yanıtını verdi.
Halkbank’ın genç kuşağın gözde kurumlarından biri haline geldiğini belirten Aydın, Halkbank’ın açtığı sınavlara ciddi bir katılım olduğunu belirterek, geçen yıl 150 bin kişinin sınava katıldığını söyledi. Halkbankası’ndan emeklilik hakkı kazanmış kişi sayısının yaklaşık 2 bin 600 olduğunu belirten Aydın, “Bir arkadaşımızı emekliliği kazanmış diye sistem dışına çıkarmak kurumları sıkıntıya çıkar. O nedenle bu yıl 800 kişinin gönüllü emekli olacağını düşünüyoruz. Her yıl yaklaşık 800-900 arkadaşımız emekli oluyor” dedi.
Halkbank’ın Balkan ülkelerinde yeni bir banka alıp almayacağı yönündeki bir başka soruya Aydın, “Biz halka açık bir bankayız. Şunu söyleyebilirim bu konuda ciddi danışman firmalara işi verdik. Çalışıyorlar. Sonuçların eli kulağında. Bazı yasal zorunlulukları yapılması ve resmileşmesi gerektiği için kamuoyu ile ancak bu kadarını paylaşıyoruz” yanıtını
mynet.com
10 Şubat 2010 Çarşamba
Bu sektöre kalifiye eleman aranıyor
Çağrı merkezi sektöründe kalifiye elemana ihtiyaç duyulduğu belirtilerek eleman ihtiyacını karşılamak için üniversitelerde bölüm açılması isteniyor.
Turkcell İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, çağrı merkezi sektöründe kalifiye elemana ihtiyaç duyulduğunu, bu ihtiyacın karşılanması yönünde üniversitelerin meslek yüksek okullarında açılacak bölümlerin önem kazanabileceğini söyledi.
Kocabaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1999 yılında "çağrı merkezi" olarak kurulan Turkcell Global Bilgi'nin, sektördeki gelişmeler ve müşteri beklentilerinin değişerek artması sonucu yapılan yatırımlarla "Müşteri İlişkileri Yönetim Merkezi"ne dönüştüğünü, merkezin sektöründe Türkiye'nin ve Avrupa'nın en gelişmiş teknolojik sistemine sahip olduğunu belirtti.
Turkcell Global Bilgi'nin Türkiye'de İstanbul, İzmir, Erzurum, Diyarbakır ve Ankara olmak üzere 8, yurt dışında ise Ukrayna'da 2 olmak üzere toplam 10 lokasyonda 5 bin masa kapasitesiyle hizmet verdiğini ifade eden Kocabaş, oldukça genç bir çalışan profiline sahip olan Turkcell Global Bilgi Erzurum ve Diyarbakır lokasyonlarının sadece Turkcell müşterilerine hizmet verdiğini kaydetti.
Kocabaş, 2006 yılında Erzurum'da açtıkları çağrı merkezinde toplam 850 kişinin çalıştığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Bu merkezde çalışanlarımızın yüzde 40'ı kadın, yüzde 60'ı ise erkek. Yaş ortalaması 24 olan çalışanlarımızın yüzde 14'ü lisans, yüzde 17'si ön lisans, yüzde 69'u da lise mezunu. Erzurum'da sağlanan başarı ve artan iş hacminin ardından, 12,3 milyon dolar yatırımla 2008 yılında açtığımız Diyarbakır Çağrı Merkezinde ise 600 kişi çalışıyor. Buradaki çalışanlarımızın yüzde 61'i kadın, yüzde 39'u erkek. Burada da 26 yaş ortalaması bulunan çalışanlarımızın yüzde 17'si lisans, yüzde 35'i ön lisans, yüzde 48'i de lise mezunu."
Turkcell Global Bilgi'nin, çağrı merkezi sektöründe yüzde 45 pazar payıyla Türkiye'nin lider etkileşim merkezi olduğuna dikkati çeken Kocabaş, "Bugün 7 bin kişiye istihdam ve Türkiye'de 40 milyon, Ukrayna'da 10 milyondan fazla kişiye katma değerli hizmet sağlayan Turkcell Global Bilgi, önemli bir işveren konumundadır" dedi.
Çağrı merkezi sektörünün hem dünyada hem de Türkiye'de oldukça hızlı gelişen bir sektör olduğunu vurgulayan Kocabaş, "Bu gelişimle beraber Turkcell Global Bilgi olarak önümüzdeki dönemde de var olduğumuz lokasyonlarda büyümeyi öngörüyoruz" diye konuştu.
SEKTÖRDE İSTİHDAM ARTACAK
İstihdamda çağrı merkezlerinin önemine değinen Kocabaş, toplam 30 bin masa kapasiteli çağrı merkezlerinde 35 bin civarında müşteri temsilcisi çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:
"Yıllık bazda bakıldığında yüzde 15 büyüme oranıyla 5 yıl içerisinde sektörün 30 bin kişiyi daha istihdam edebileceğini öngörüyoruz. Bu sektörde kalifiye elemana ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacın karşılanması yönünde üniversitelerin meslek yüksek okullarında açılacak bölümler önem kazanabilir."
mynet.com
Turkcell İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, çağrı merkezi sektöründe kalifiye elemana ihtiyaç duyulduğunu, bu ihtiyacın karşılanması yönünde üniversitelerin meslek yüksek okullarında açılacak bölümlerin önem kazanabileceğini söyledi.
Kocabaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1999 yılında "çağrı merkezi" olarak kurulan Turkcell Global Bilgi'nin, sektördeki gelişmeler ve müşteri beklentilerinin değişerek artması sonucu yapılan yatırımlarla "Müşteri İlişkileri Yönetim Merkezi"ne dönüştüğünü, merkezin sektöründe Türkiye'nin ve Avrupa'nın en gelişmiş teknolojik sistemine sahip olduğunu belirtti.
Turkcell Global Bilgi'nin Türkiye'de İstanbul, İzmir, Erzurum, Diyarbakır ve Ankara olmak üzere 8, yurt dışında ise Ukrayna'da 2 olmak üzere toplam 10 lokasyonda 5 bin masa kapasitesiyle hizmet verdiğini ifade eden Kocabaş, oldukça genç bir çalışan profiline sahip olan Turkcell Global Bilgi Erzurum ve Diyarbakır lokasyonlarının sadece Turkcell müşterilerine hizmet verdiğini kaydetti.
Kocabaş, 2006 yılında Erzurum'da açtıkları çağrı merkezinde toplam 850 kişinin çalıştığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Bu merkezde çalışanlarımızın yüzde 40'ı kadın, yüzde 60'ı ise erkek. Yaş ortalaması 24 olan çalışanlarımızın yüzde 14'ü lisans, yüzde 17'si ön lisans, yüzde 69'u da lise mezunu. Erzurum'da sağlanan başarı ve artan iş hacminin ardından, 12,3 milyon dolar yatırımla 2008 yılında açtığımız Diyarbakır Çağrı Merkezinde ise 600 kişi çalışıyor. Buradaki çalışanlarımızın yüzde 61'i kadın, yüzde 39'u erkek. Burada da 26 yaş ortalaması bulunan çalışanlarımızın yüzde 17'si lisans, yüzde 35'i ön lisans, yüzde 48'i de lise mezunu."
Turkcell Global Bilgi'nin, çağrı merkezi sektöründe yüzde 45 pazar payıyla Türkiye'nin lider etkileşim merkezi olduğuna dikkati çeken Kocabaş, "Bugün 7 bin kişiye istihdam ve Türkiye'de 40 milyon, Ukrayna'da 10 milyondan fazla kişiye katma değerli hizmet sağlayan Turkcell Global Bilgi, önemli bir işveren konumundadır" dedi.
Çağrı merkezi sektörünün hem dünyada hem de Türkiye'de oldukça hızlı gelişen bir sektör olduğunu vurgulayan Kocabaş, "Bu gelişimle beraber Turkcell Global Bilgi olarak önümüzdeki dönemde de var olduğumuz lokasyonlarda büyümeyi öngörüyoruz" diye konuştu.
SEKTÖRDE İSTİHDAM ARTACAK
İstihdamda çağrı merkezlerinin önemine değinen Kocabaş, toplam 30 bin masa kapasiteli çağrı merkezlerinde 35 bin civarında müşteri temsilcisi çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:
"Yıllık bazda bakıldığında yüzde 15 büyüme oranıyla 5 yıl içerisinde sektörün 30 bin kişiyi daha istihdam edebileceğini öngörüyoruz. Bu sektörde kalifiye elemana ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacın karşılanması yönünde üniversitelerin meslek yüksek okullarında açılacak bölümler önem kazanabilir."
mynet.com
Çalışılabilecek en iyi 10 dünya şirketi
Keyifle çalışılabilecek en iyi 10 şirket
Fortune Dergisi, çalışanlarına sundukları koşullar ve yönetim organizasyonları ile çalışılacak en iyi şirketlerin sıralamasını yaptı.
ABD'deki bu şirketlerden bazıları krizdeki başarılı yönetimleri sayesinde hiçbir çalışanını çıkarmaması, bazıları da yine çalışanlarına sundukları sıradışı avantajlar ile öne çıkıyor.
İşte listedeki ilk 10 şirket;
1- SAS
Fortune Dergisi'nin "Çalışılacak En İyi Şirketler" sıralamasında son 13 yıldır kendine yer bulan yazılım şirketi SAS çalışanlarına birçok ayrıcalık tanıyor. Ayda 410 dolarlık çocuk yardımı, sağlık sigortasının yüzde 90'ının karşılanması ve sınırsız hastalık izni bunlardan bazıları.
Bunların yanı sıra şirketin büyük bir alana yayılan binasında ücretsiz hizmet veren dört doktor, 10 hemşire, spor salonu, kapalı yüzme salonu, kütüphanede bulunuyor. Çalışanlarının çocukları için yaz kampı avantajı da sunan şirket, bu harcamalarına rağmen yüksek karlılık düzeyini koruyor ve dünyanın en büyük yazılım şirketlerin arasında yer alıyor.
2- Edward Jones
Yatırım danışmanlığı alanında faaliyet gösteren şirket, yaşanan küresel krize rağmen sahip olduğu 12 bin 615 şubeden hiçbirini kapatmadığı gibi bir çalışanını bile işten çıkarmadı. Bu dönemde çalışanların maaşları dondurulmasına rağmen, kârdan pay alma uygulaması devam etti.
3- Wegmans Gıda Marketleri
ABD'de faaliyet gösteren süpermarketlerin en iyileri arasında yer alan Wegmans, derginin 2005 yılındaki listesinde bir numarada buluyordu. Şirket 94 yıllık tarihinde işçi çıkarmadı. Toplam çalışanlarının yüzde 11'ine denk gelen 4 bin kişi ise şirkette 15 yıldan fazladır çalışıyor.
4- Google
Çalışanlarına sağladığı rahat çalışma koşulları ile bilinen arama motoru sektörünün dev şirketi Google, 2010 yılında yeniden binlerce eleman alımı yapmayı planlıyor.
5- Nugget Market
Süpermarket zinciri olan Nugget Market, ABD'de ekonominin zor günler geçirdiği dönemde çalışanlarına 500 dolara kadar yaptıkları market alışverişlerinde yüzde 10 indirim kartı verdi. Yöneticiler, moral artırma organizasyonların birinde sürpriz yaparak çalışanların arabalarını yıkadı.
6- DreamWorks Animation SKG
Animasyon filmleri yapanlar işbirliği ve açıklık politikalarını sever. Bu şartlarda çalışan DreamWorks Animation stüdyosunun mensupları da yılda iki olan film sayısını beşe çıkarma başarısı gösterdi. Bu performans sayesinde 2010 yılında, "How to Train Your Dragon, Shrek Forever After ve Megamind" animasyonlarını seyretme şansı bulacağız.
7- NetApp
Veri saklama ve ağ iletişimi şirketinin yöneticileri, kriz döneminde çalışanlarının yanında yer alarak, onlara hisse senedi alım hakkı tanıdı ve teşvik primlerini yükseltti.
Bu dönemde çalışanların yüzde 5'inin işine son veren şirketin üst yöneticileri 13 ülkedeki 26 birimini dolaşarak, bunun nedenleri konusunda detaylı açıklamalar yaptı. Şirket işten çıkardığı personeline tatmin edici tazminatlar ödedi.
8- Boston Consulting Group
Yönetim danışmanlığı hizmeti veren Boston Consulting Group, çalışanlarına yaptığı ödeme bakımından en cömert şirketler arasında yer alıyor. Şirkette yeni işe başlayan danışmanlar maaş ve ikramiyeleriyle birlikte yılda 184 bin dolara kadar kazanabiliyor.
9- Qualcomm
Kablosuz hizmet alanında faaliyet gösteren Qualcomm, 'iyi insanlar işlerini en iyi şekilde yaparlar' sözünün gereklerin yerine getirmek için çalışanlarına yönelik birçok olanak sunuyor. Bunlardan arasında beysbol, surf dersleri, kano ve rafting turları gibi etkinlikler de bulunuyor.
10- Camden Property Trust
ABD'de konut alanında emlakçılık hizmetleri yürüten Camden Property Trust'ın yöneticiler şirketin hisseleri 2006'daki 80 dolar seviyesinden, 2009'da 17 dolar düzeyine düşünce ilginç bir söylem geliştirdi. Kurucu ortaklar Ric Campo ve Keith Oden, 13 eyaletteki çalışanları ile görüşerek, ekonomi yayını yapan televizyonlarını kapatmalarını çünkü çalışanların şirketi geleceği hakkında bildiği şeylerin, bu programları hazırlayanlardan daha fazla olduğu fikrini benimsetti.
Yöneticilerin bu hamlesi başarılı olunca şirketin hisseleri yılsonunda 42 dolara çıktı.
Fortune Dergisi, çalışanlarına sundukları koşullar ve yönetim organizasyonları ile çalışılacak en iyi şirketlerin sıralamasını yaptı.
ABD'deki bu şirketlerden bazıları krizdeki başarılı yönetimleri sayesinde hiçbir çalışanını çıkarmaması, bazıları da yine çalışanlarına sundukları sıradışı avantajlar ile öne çıkıyor.
İşte listedeki ilk 10 şirket;
1- SAS
Fortune Dergisi'nin "Çalışılacak En İyi Şirketler" sıralamasında son 13 yıldır kendine yer bulan yazılım şirketi SAS çalışanlarına birçok ayrıcalık tanıyor. Ayda 410 dolarlık çocuk yardımı, sağlık sigortasının yüzde 90'ının karşılanması ve sınırsız hastalık izni bunlardan bazıları.
Bunların yanı sıra şirketin büyük bir alana yayılan binasında ücretsiz hizmet veren dört doktor, 10 hemşire, spor salonu, kapalı yüzme salonu, kütüphanede bulunuyor. Çalışanlarının çocukları için yaz kampı avantajı da sunan şirket, bu harcamalarına rağmen yüksek karlılık düzeyini koruyor ve dünyanın en büyük yazılım şirketlerin arasında yer alıyor.
2- Edward Jones
Yatırım danışmanlığı alanında faaliyet gösteren şirket, yaşanan küresel krize rağmen sahip olduğu 12 bin 615 şubeden hiçbirini kapatmadığı gibi bir çalışanını bile işten çıkarmadı. Bu dönemde çalışanların maaşları dondurulmasına rağmen, kârdan pay alma uygulaması devam etti.
3- Wegmans Gıda Marketleri
ABD'de faaliyet gösteren süpermarketlerin en iyileri arasında yer alan Wegmans, derginin 2005 yılındaki listesinde bir numarada buluyordu. Şirket 94 yıllık tarihinde işçi çıkarmadı. Toplam çalışanlarının yüzde 11'ine denk gelen 4 bin kişi ise şirkette 15 yıldan fazladır çalışıyor.
4- Google
Çalışanlarına sağladığı rahat çalışma koşulları ile bilinen arama motoru sektörünün dev şirketi Google, 2010 yılında yeniden binlerce eleman alımı yapmayı planlıyor.
5- Nugget Market
Süpermarket zinciri olan Nugget Market, ABD'de ekonominin zor günler geçirdiği dönemde çalışanlarına 500 dolara kadar yaptıkları market alışverişlerinde yüzde 10 indirim kartı verdi. Yöneticiler, moral artırma organizasyonların birinde sürpriz yaparak çalışanların arabalarını yıkadı.
6- DreamWorks Animation SKG
Animasyon filmleri yapanlar işbirliği ve açıklık politikalarını sever. Bu şartlarda çalışan DreamWorks Animation stüdyosunun mensupları da yılda iki olan film sayısını beşe çıkarma başarısı gösterdi. Bu performans sayesinde 2010 yılında, "How to Train Your Dragon, Shrek Forever After ve Megamind" animasyonlarını seyretme şansı bulacağız.
7- NetApp
Veri saklama ve ağ iletişimi şirketinin yöneticileri, kriz döneminde çalışanlarının yanında yer alarak, onlara hisse senedi alım hakkı tanıdı ve teşvik primlerini yükseltti.
Bu dönemde çalışanların yüzde 5'inin işine son veren şirketin üst yöneticileri 13 ülkedeki 26 birimini dolaşarak, bunun nedenleri konusunda detaylı açıklamalar yaptı. Şirket işten çıkardığı personeline tatmin edici tazminatlar ödedi.
8- Boston Consulting Group
Yönetim danışmanlığı hizmeti veren Boston Consulting Group, çalışanlarına yaptığı ödeme bakımından en cömert şirketler arasında yer alıyor. Şirkette yeni işe başlayan danışmanlar maaş ve ikramiyeleriyle birlikte yılda 184 bin dolara kadar kazanabiliyor.
9- Qualcomm
Kablosuz hizmet alanında faaliyet gösteren Qualcomm, 'iyi insanlar işlerini en iyi şekilde yaparlar' sözünün gereklerin yerine getirmek için çalışanlarına yönelik birçok olanak sunuyor. Bunlardan arasında beysbol, surf dersleri, kano ve rafting turları gibi etkinlikler de bulunuyor.
10- Camden Property Trust
ABD'de konut alanında emlakçılık hizmetleri yürüten Camden Property Trust'ın yöneticiler şirketin hisseleri 2006'daki 80 dolar seviyesinden, 2009'da 17 dolar düzeyine düşünce ilginç bir söylem geliştirdi. Kurucu ortaklar Ric Campo ve Keith Oden, 13 eyaletteki çalışanları ile görüşerek, ekonomi yayını yapan televizyonlarını kapatmalarını çünkü çalışanların şirketi geleceği hakkında bildiği şeylerin, bu programları hazırlayanlardan daha fazla olduğu fikrini benimsetti.
Yöneticilerin bu hamlesi başarılı olunca şirketin hisseleri yılsonunda 42 dolara çıktı.
İş Bankası 1000 Personel Alacak
Geçen yıl 66 yeni şube açıp 1500 personel alan İş Bankası yeni yılda şubeleşmeye ve eleman almaya devam edecek.
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray, 2009 yılında 1500 yeni personel alan bankanın şubeleşmeye devam ederek 2010’da da 1000 personel alacağını bildirdi. İş Bankası’nın geçen yıl 66 yeni şube açtığını söyleyen Demiray, bankanın en son Ağrı Patnos’da şube açtığını belirterek, Kürk açılımıyla birlikte Doğu illerinde yaşanan gelişmelere rağmen bankanın şube kapatmadığını, aksine önemli görülen yerlerde şube açacağını iletti.
İş Bankası’nın mevduatta sektörde birinci sırada olduğunu söyleyen Aykut Demiray, kârlılık ve bilanço büyüklüğünde bankaya yakışan bir sonuçla yılı kapattıklarını bildirdi. 2009 bankacılık sektöründe genel olarak kredi talebinde düşüş yaşandığını ifade eden Demiray, geri ödenmeyen kredilerde kuvvetli bir artış yaşandığını söyledi.
Demiray, İş Bankası için ise şu ifadeyi kullandı: “Biz banka olarak kötü alacaklar için yüzde 100 karşılık ayırdığımız için bu konuda rahatız. Dolayısıyla bankanın aktif kalitesinde bir bozulma olmadı.”
Aykut Demiray, sektör genelinde geri dönmeyen kredilerde en büyük artışın küçük ve orta ölçekli şirketler ile bireysel kredilerde yaşandığını söyledi.
MISIR’DA TEMSİLCİLİK AÇILACAK
İş Bankası’nın Rusya ve Kazakistan’da banka alma hedefinde aşama kaydettiğini aktaran Aykut Demiray, “Ciddi temaslarımız var. Bu konuda aşama kaydediyoruz. 2010’da bu görüşmeler sonuçlanmış olacak” dedi. Bankanın bu yılın ülk üç ayında Mısır temsilciliğini faaliyete geçireceğini bildiren Demiray, İş Bankası’nın bölgesinde 10 yıl içinde büyük bir güç olma planı yürüttüğünü ifade etti. Demiray, bankanın bu çerçevede İş Bankası Almanya kanalıyla Romanya ve Bulgaristan’da şube açacağını söyledi. Bankanın aynı hedeflerinin Arnavutluk, Yunanistan ve Makedonya için de bulunduğunu ileten Aykut Demiray, Halep’te de temsilcilik açılacağını söyledi.
Azerbaycan’da temsilcilik açmak için resmi başvuru yapıldığını kaydeden İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray, Yunanistan’a yönelik çalışmalarının bu ülkenin yaşadığı finansal sıkıntıyla bir bağlantısının olmadığını, Türkiye’de faaliyet gösteren Yunan bankalarının Türkiye pazarından çıkmalarını beklemediğini söyledi. Demiray, İş Bankası’nın dışarıda büyüme politikasının elindeki kaynağı bir tek bölgeye yatırma şeklinde değil, farklı ülkelerde yatırım yapıp büyüme üzerine inşa ettiğini belirtti.
DÖVİZ VE FAİZ DURGUN OLACAK, BORSA ÖNE ÇIKACAK’
2010 yılının 2009’a göre para piyasaları açısından daha sakin bir olacağını ifade eden Aykut Demiray, faizlerin ve dövizin bugünkü seviyelerinin çok üstünde olmayacağını belirtti. Düşük enflasyon düşük faiz politikasının devam edeceğini söyleyen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Demiray, Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu’yla (IMF) bir anlaşma imzalaması halinde faiz ve dövizin daha da durgun bir seyir izleyeceğini söyledi.
Demiray, tasarruf sahiplerinin riski göze almaları halinde borsaya yatırım yapabileceklerini belirtti.
Yeni yılda faizlerin ve döviz kurunun durgun olacağını ileri süren Aykut Demiray, “2011’de seçim var. Piyasalarda faiz ve döviz kuru daha istikrarlı olur. Riski seven yatırımcılar borsaya yönelebilir. Ancak borsanın da yüksek riskli bir alan olduğu unutulmamalı” dedi. Altının 2009 yılında çok yükseldiğini hatırlatan Demiray, tasarrufçuların gayrimenkul piyasasındaki gelişmeleri izleyebileceğini söyledi.
(Milliyet)
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray, 2009 yılında 1500 yeni personel alan bankanın şubeleşmeye devam ederek 2010’da da 1000 personel alacağını bildirdi. İş Bankası’nın geçen yıl 66 yeni şube açtığını söyleyen Demiray, bankanın en son Ağrı Patnos’da şube açtığını belirterek, Kürk açılımıyla birlikte Doğu illerinde yaşanan gelişmelere rağmen bankanın şube kapatmadığını, aksine önemli görülen yerlerde şube açacağını iletti.
İş Bankası’nın mevduatta sektörde birinci sırada olduğunu söyleyen Aykut Demiray, kârlılık ve bilanço büyüklüğünde bankaya yakışan bir sonuçla yılı kapattıklarını bildirdi. 2009 bankacılık sektöründe genel olarak kredi talebinde düşüş yaşandığını ifade eden Demiray, geri ödenmeyen kredilerde kuvvetli bir artış yaşandığını söyledi.
Demiray, İş Bankası için ise şu ifadeyi kullandı: “Biz banka olarak kötü alacaklar için yüzde 100 karşılık ayırdığımız için bu konuda rahatız. Dolayısıyla bankanın aktif kalitesinde bir bozulma olmadı.”
Aykut Demiray, sektör genelinde geri dönmeyen kredilerde en büyük artışın küçük ve orta ölçekli şirketler ile bireysel kredilerde yaşandığını söyledi.
MISIR’DA TEMSİLCİLİK AÇILACAK
İş Bankası’nın Rusya ve Kazakistan’da banka alma hedefinde aşama kaydettiğini aktaran Aykut Demiray, “Ciddi temaslarımız var. Bu konuda aşama kaydediyoruz. 2010’da bu görüşmeler sonuçlanmış olacak” dedi. Bankanın bu yılın ülk üç ayında Mısır temsilciliğini faaliyete geçireceğini bildiren Demiray, İş Bankası’nın bölgesinde 10 yıl içinde büyük bir güç olma planı yürüttüğünü ifade etti. Demiray, bankanın bu çerçevede İş Bankası Almanya kanalıyla Romanya ve Bulgaristan’da şube açacağını söyledi. Bankanın aynı hedeflerinin Arnavutluk, Yunanistan ve Makedonya için de bulunduğunu ileten Aykut Demiray, Halep’te de temsilcilik açılacağını söyledi.
Azerbaycan’da temsilcilik açmak için resmi başvuru yapıldığını kaydeden İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray, Yunanistan’a yönelik çalışmalarının bu ülkenin yaşadığı finansal sıkıntıyla bir bağlantısının olmadığını, Türkiye’de faaliyet gösteren Yunan bankalarının Türkiye pazarından çıkmalarını beklemediğini söyledi. Demiray, İş Bankası’nın dışarıda büyüme politikasının elindeki kaynağı bir tek bölgeye yatırma şeklinde değil, farklı ülkelerde yatırım yapıp büyüme üzerine inşa ettiğini belirtti.
DÖVİZ VE FAİZ DURGUN OLACAK, BORSA ÖNE ÇIKACAK’
2010 yılının 2009’a göre para piyasaları açısından daha sakin bir olacağını ifade eden Aykut Demiray, faizlerin ve dövizin bugünkü seviyelerinin çok üstünde olmayacağını belirtti. Düşük enflasyon düşük faiz politikasının devam edeceğini söyleyen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Demiray, Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu’yla (IMF) bir anlaşma imzalaması halinde faiz ve dövizin daha da durgun bir seyir izleyeceğini söyledi.
Demiray, tasarruf sahiplerinin riski göze almaları halinde borsaya yatırım yapabileceklerini belirtti.
Yeni yılda faizlerin ve döviz kurunun durgun olacağını ileri süren Aykut Demiray, “2011’de seçim var. Piyasalarda faiz ve döviz kuru daha istikrarlı olur. Riski seven yatırımcılar borsaya yönelebilir. Ancak borsanın da yüksek riskli bir alan olduğu unutulmamalı” dedi. Altının 2009 yılında çok yükseldiğini hatırlatan Demiray, tasarrufçuların gayrimenkul piyasasındaki gelişmeleri izleyebileceğini söyledi.
(Milliyet)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)